Çocuk Sağlığı

İŞİTME SORUNLARININ İŞARETLERİ

Birçok küçük çocuk anne babasının söylediklerinin yarısını duymuyormuş gibi görünür fakat çoğu zaman bu seçici dinleme ya da dikkatsizlikten kaynaklanır. Gerçekten iyi duymayan bir çocuk aşağıdaki işitme kaybı işaretlerinin bir ya da daha fazlasını gösterir (bunlardan bazılarına iyi duyan bir çocukta da rastlanabilir): • Bazen ya da çoğu zaman başkalarının ne söylediğini duymak konusunda gözle görülür bir yetersizlik göstermek. • Konuşanla yüz yüze olmadığı ve sesin yanlardan geldiği zamanlar işitme zorluğu çekmek. İşitme duyuları zayıf birçok çocuk içgüdüsel olarak gelişmemiş bir dudak okuma öğrenirler ve böylece konuşanın dudaklarını gördükleri zaman daha fazla şey anlarlar. • Çok sessiz konuşulduğunda sürekli olarak cevap vermemek. • Bazı sözlü ya da diğer işitsel işaretleri sürekli olarak ihmal etmek. • Bazı direktifleri takip etmede gözle görülür bir başarısızlık (yaşla ilgili olandan daha fazlası).
• Anlama ve konuşmada akranlarına göre kelime dağarcığının zayıf olması (yaşa göre hazırlanmış "Çocuğunuz Şimdi Neler Yapıyor Olabilir"e bakın). Çocuk gelişimin gecikmesıı-den dolayı "yavaş" olarak isimlendirilebilir • Müziğe tepki göstermede bir zayıflık. çocuk alkışlamıyorsa, kendi kendine şarkı söylemiyorsa ya da müziğin ritmine göre harekr etmiyorsa veya özellikle çocuklar için hazr-lanmış müziklerde, çalan müziğe katılıp bırr-dan zevk almıyorsa. » Dildeki nüanslara tepki vermede zayıfht (sesinizin tonundan kızgın mı, üzgün mü, neşeli mi ya da bunun gibi olup olmadığınızı as-lamış gibi görünmüyorsa). • Çevresindeki seslere karşı aldırmaz görünmek (telefon veya kapının zili, saatin alarmı, kuş ötüşü, rüzgârın uğultusu gibi). • Birbirlerine benzeyen kelimeleri ayın ekmekte özelikle kelimeler k. s ya da / ile bas! -yorsa zorluk çekme (kapı ve sapı, kek ve tek gibi). • Sorulara uygun cevaplar vermemek ("Br yap-bozla oynamak istiyor musun?" "Hayır aç değilim.").

ÇOCUĞUNUZ 1 YAŞINI DOLDURDUĞU HALDE HİÇBİR YÜRÜME BELİRTİSİ GÖSTERMİYORSA NE YAPILABİLİR?

Sağlıklı bir çocuğun 18. aya veya 2 yaşa ulaşmadan yürüyebilmesi beklenmektedir. Ancak çocuk, konuşmada olduğu gibi diğer gelişim alanlarında da gecikme gösterebilir. Bu konuda öncelikle, çocuğunuzun diğer alanlardaki gelişimini göz önüne alın. O, dik oturabiliyor mu ve emekleyebiliyor mu? Büyük beceriyle emekleyen çocuklar, genellikle geç yürüyen çocuklardır. Çünkü onlar, el ve ayaklarının üstünde güvenli şekilde hareket ettikleri yöntemden, sadece iki ayaklarını kullanabilecekleri, denge kurması zor yönteme geçmek için bir sebep görememektedirler. Diğer bir geç yürüyen çocuk grubu ise ayaklarını yere sürüyerek yürüme alışkanlığı edinmiş çocuklardır. Dikkat etmeniz gereken önemli nokta şudur; "Çocuğunuz sandalyeye tutunup kendini çekerek ayağa kalkabilmekte midir?" Anlaşılmaz sesler çıkarıp, hatta bazı sözcükler oluşturmakta mıdır? Normal düzeyde merak göstermekte midir ve ince el becerisi gelişmiş midir? Objeleri avuçları ile yakalama aşamasını geçip, parmaklarını kıskaç gibi kullanarak hareketler yapabilmekte midir? Tüm bunları normal olarak yapabildiği takdirde, özellikle yattığında bacaklarıyla normal biçimde tekmeler atıyorsa, yürüyemiyor olması önemli bir sorun değildir. Ancak kaygılarınız devam ederse önce çocuk doktorunuza, gerektiğinde de bir uzman çocuk psikologuna başvurmakta tereddüt etmeyin. Çocuğun gelişimini diğer çocuklarınkiyle kıyaslamaktan vazgeçin. Aynı aileden gelen çocukların gelişim eğrileri arasında bile gözle görülür farklılıklar olabileceğini unutmayın.

ÇOCUĞUNUZUN CİLDİNE İYİ BAKIN

Deri, vücudun en çok yer kaplayan organı olmasına rağmen genellikle bu oranda bir dikkate maruz kalmaz. Bir göz enfeksiyonu ya da kulak ağrısı derhal tedavi edilirken ciltte meydana gelen bir değişiklik fark bile edilmeyebilir (derimizin büyük bir yüzdesi sürekli giysilerle kaplıdır). İşte bu sebepten doktorlar sürekli çocuğunuzun cildini iyi tanımanızı ve meydana gelebilecek değişiklikleri fark etmenizi salık verirler. Çocuğunuzun cildini banyo zamanları ve en azından ayda bir kez kontrol etmeyi bir alışkanlık haline getirin. Benlerindeki ve doğum izlerindeki değişiklikleri gözlemleyin ve daha önce görmediğiniz bir leke veya lejyon olup olmadığına dikkat edin. Eğer bir ben ya da doğum lekesinde solma yerine büyüme meydana gelmişse, rengi değişmişse, eğer kaşınıyor, sızıntı yapıyor, kanıyor, kabuk bağlıyor, pul pul dökülüyor ya da dokunmaya karşı hassaslaşıyorsa gözlemlerinizi doktoruna bildirin. Ayrıca iki haftadan daha uzun süren acıya hassasiyeti ya da açıklanamayan kızarıklıkları ve diğer deri semptomlarını da hemen doktoruna bildirin.